Fast- food alışkanlığı

Posted by Bengü Arslan on Eyl 27, 2009 in Köşe Yazıları |

saglikli-beslenmeAbur-cubur beslenme alışkanlığı, günümüz insanının hızlı yaşam temposu nedeni ile doğmuş olup, zamanla büyümüş ve bir endüstri haline gelmiştir. Daha çok gençlerde görülmesine rağmen günümüzde her yaşta yaygınlaşmaktadır?. 
Fastfood tüketimi yeterli ve dengeli beslenme için sınırlı tutulmasıdır?

“Fast-food”ların özelliği sahip oldukları yüksek enerjinin % 40-50’sinin yağdan geliyor olmasıdır. Besin değerleri çok düşüktür ve sodyum içeriği yüksek, vitamin A ve kalsiyum açısından fakirdir. Bu tip besin özellikle obezite ve yüksek tansiyon gelişmesine zemin hazırlar. Bir çocuğun sadece bir öğün bu tip diyetle beslenmesi günlük enerji gereksiniminin yarısından fazlasını karşılar. Bu nedenle, fast food tüketiminin yeterli ve dengeli beslenme içinde sınırlı tutulması gerekmektedir.

‘Fast food alışkanlığı kanseri tetikliyor?

Artık tüm dünyada bilinen ve açıklanan bir gerçek fast food’ların tehlikeli gıda maddeleri olduğu. İstanbul Üniversitesi Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aykan, fast food’la kanser ilişkisini şöyle açıklıyor: “Hızlı yeme alışkanlıkları, fast food alışkanlığının batıda görülen kanser artışıyla paralel olduğu kabul ediliyor. Bu da yağlı et tüketiminin artması sebze ve meyveden uzaklaşılmasıyla ilgili.”

Fast food yeme alışkanlığından vazgeçemeyenler, menülerinde ufak değişiklikler yaparak, “daha sağlıklı” beslenme konusunda ilk adımlarını atabiliyorlar.

Yüksek kalorili ve sağlıksız olarak kabul edilmesine karşın, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan fast-food alışkanlığı, uzmanları da bu beslenme türünden uzaklaşmadan daha sağlıklı yemek yemenin mümkün olup olmadığına yönelik çalışmalara yöneltiyor.

“Bu öğünde sadece salata yedim” diyenler kendinizi kandırmayın?

Yağda kızartılmış et ya da tavuk, ekmek parçaları, peynir ve en önemlisi de yüksek kalorili soslarla süslenen bir salatanın, “sağlıklı bir öğün” olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden uzmanlar, “daha sade ve yeşil” salatalar öneriyor.

Fast food yeme alışkanlığının artmasıyla şişmanlıkta dünya nüfusu için büyük tehdit oluşturmaya başladı?

Son on yıl içinde dünya üzerindeki hemen bütün ülkelerde şişmanlıkta belirgin bir artış olmuştur?
Dünya Sağlık Örgütünün 1997 yılı verilerine göre dünya nüfusunun % 25?i şişmandır. % 25?i ise balıketi veya topludur. % 25?lik kısmı şu anda şişman değil ancak genetik olarak şişmanlığa yatkın durumdadır. Sadece % 25?i ne şu anda ne de gelecekte şişman olmayacak grubu oluşturur. Görüldüğü gibi dünya nüfusunun % 75?i bu sorunla ya baş başadır ya da hastalık için adaydır. Son on yıl içinde dünya üzerindeki hemen bütün ülkelerde şişmanlıkta belirgin bir artış olmuştur.

 

Kilo vermenin sağlık açısından birçok yararı vardır?

Kilo vermekle kalp-damar sistem hastalıklarının oluşma riski azalır. Kan yağları düşer. İyi huylu kolesterol düzeyleri artar. Kalp krizi geçirme ihtimali azalır. Yüksek olan kan basıncı düşer. Kaybedilen her % 1?lik kilo ile kan basıncı 1 mmHg düşer. Bir çalışmada 11 kg kayıp ile kan basıncında % 20 azalma sağlanmıştır. Ayrıca zayıflama yoluyla kişinin kullandığı tansiyon ilaçlarına ihtiyacı ya azalır ya da tamamen biter.

Kendi Menünüzü Yaratın?

 Öncelikle alışkanlıklardan vazgeçmek ve restoran tarafından sunulan menüleri olduğu gibi kabul etmemeyi öğrenmek gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle sos ve yan ürünlerde farklı tercihlerin dile getirilmesini ve fast food restoranda olsanız ve zamanınız kısıtlı olsa bile 2 dakikanızı menüyü şekillendirmek için harcamanızı öneriyorlar.

 

Yağ alımı kontrolü büyük önem taşıyor?

Diyetle yağ alımı kontrol edilmeli (diyette yağdan gelen enerjinin oranı %30′u geçmemeli) ve doymuş yağlar (sature) yerine doymamış yağlar (ansature) yeğlenmelidir.

Doymuş yağlar: Tereyağ, kuyruk yağı vb.

 Doymamış yağlar: Ayçicek, mısırözü, soya, fındık, zeytinyağı vb.

Etiketler:, , ,

Reply

Copyright © 2010 Bengü Arslan