İnsan İnandığıdır, Yapabilecekleri ise Düşündüğü Kadardır?
İnsan İnandığıdır, Yapabilecekleri ise Düşündüğü Kadardır?
Konumuz kadın ve iş yaşamı ama ben size öncelikle bilim adamlarının pireler üzerine yaptığı bir deneyden bahsederek başlamak istiyorum? Pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini gören bilim adamları, birkaçını toplayıp 30cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemini ısıtırlar. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler, sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler. Engel artık zihinlerindedir. Cam tavan hayallerinin tavan yüksekliğidir.
Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına ?cam tavan sendromu? denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.
İş Dünyasında Başarılı Kadınların Sayısı Giderek Artıyor?
İş dünyasındaki başarılı kadınların sayısının artması gelecek nesiller için yeterince iyi örnekler oluşturuyor. Çalışan, fedakârlık yapan, belli hedefler ve planlar dahilinde ilerleyip bunun gereklerini yerine getirenler ‘cam tavan sendromu?nun sebep olduğu önyargıları kendi ve diğerlerinin kafasında yıkıp hızla kariyer basamaklarını tırmanıyor. Türkiye’de çalışmak isteyen ve iş dünyasının kurallarını benimseyen bir kadının, sadece kadın olduğu için oyunun dışında bırakıldığını söylemek haksızlık olur diye düşünüyorum.
Şirket Çalışanları Arasında Cinsiyet Dengesinin Korunması için Çeşitli Stratejiler Geliştirilmeli?
Şirket çalışanları arasında cinsiyet dengesinin korunması için çeşitli stratejiler geliştirmek zorunlu hale geldi. İşe alımlarda ve terfilerde esas kriterin performans olduğu söyleniyor. Kadınları teşvik etmek gerekiyor. Kadınlar, iş hayatında kariyer odaklı olmaktan ziyade, aileye sahip çıkan ve yöneten bireyler olarak yetiştiriliyor. Bu mantık genel iş kültürüne de yansıyor. Şirketler çocuk sahibi çalışanlarına özellikle okul öncesi bakım ve eğitim konularında destek verdikçe, kadın yönetici sayısı da bu paralelde giderek artacaktır.
Fortune 1000?de CEO?ların Sadece İkisi Kadın?
Fortune 1000?deki -en büyük 1000 Amerikan şirketi- firmalarından sadece ikisinin en tepe yöneticisinin (CEO) kadın olduğu belirtilmektedir. Bu durum, kadınların yükselmesini
engelleyen bir cam tavan olduğu iddiası ile açıklanmaktadır. Cam tavanın oluşum nedenleri olarak; kadınların çalışma yaşamında kısa sayılacak bir süredir yönetici durumunda bulunmaları, işgücüne aralıklı olarak katılmaları, geleneksel olarak kadınların çalıştıkları belli alanların bulunması. Örneğin; halkla ilişkiler, insan kaynakları yönetimi gibi yükselme olasılığının düşük olduğu alanlarda ve son olarak da üst yönetimin işe alma ve terfi politikalarında ayrım yapmaları gösterilmektedir.
Kadın Olarak Ataerkil Yönetimler İçinde Var Olmak Zor! Ama İmkânsız Değil?
Kadınların üst yönetim kademelerine yükselirken bazı engellerle karşılaştıkları doğru. Ancak bu engellerin bazıları kadınların kafasındayken, bazıları da işverenin kültüründe yer alıyor. Kadının kafasında olan genellikle ‘Yapabilir miyim?’ sorusu. ‘Evlilik ve iş hayatını bir arada götürebilir miyim?’, ‘Çocuk ve iş hayatını birlikte başarabilir miyim?’ gibi sorular doğal olarak kadının kafasını meşgul ediyor, bazen de ciddi bir engel olarak karşısına çıkıyor. Eğer çalıştığı şirket destekleyici bir ortam sunuyorsa bu sorular azalır, yok olur. Ancak şirket kültürü destekleyici değil, hatta köstekleyici ise kadın iş hayatından ayrılıyor veya yükselme hevesini kaybediyor.
Kadının Sesine ve Sorunlarına Daha Yakın Durmak Gerekiyor?
Üniversite mezuniyet noktasından itibaren iş hayatına katılımı teşvik etmek, katılım sonrası destekleyici ortam ve kültürü yaratmak, yükseldikçe de gelişimi desteklemek kadınların istihdama katılımında büyük etki sağlıyor. Destekleyici ortam ve kültürle gelişim fırsatları herkese uygulanmalı ama kadının sesine ve sorunlarına daha yakın
durmak gerekiyor.
Biz Kadınlara Düşenler?
Hırslı olmak, hedeflerimizi iyi tespit etmek, tercih yapma durumunda kaldığımız zaman toplumsal önyargılardan sıyrılıp gerçekten ne istediğimizi bilerek hareket etmek, tutarlı olmak ve mücadele etmek.
Biz İstersek Yaparız?