Aslantepe Projesi- Galatasaray Stadyumu

İstanbul?un Avrupa yakasındaki Çekim Merkezi.
Türkiye?de futbol endüstrisinin gelişmesinin en önemli unsurları olan statlar; kulüplerimizin, özelde Avrupa kulüpleri, daha genel anlamda dünya kulüpleriyle rekabet halinde olmalarına en önemli katkıyı sağlamaktadır. Galatasaray?ın uzun uğraşlar sonucu hayata geçirdiği stad projesi kulüp için sadece ekonomik anlamda değil, aynı zamanda dünya gözünde ciddi bir itibarı da beraberinde getirecektir.
Aslantepe Projesi inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, 29 Ekim 2009 tarihinde tamamlanacak olan projeyle ilgili proje sorumlusu İz İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selçuk İz ve Eren Talu Mimarlık Şantiye Müdürü Çetin Yalın ile proje üzerine konuştuk.
Aslantepe?nin Türkiye ve dünyadaki diğer stadyumlardan farkı nedir?
Burası sadece bir stadyum değil, aynı zamanda büyük bir spor kompleksi. Bu stadyumun benzerleri Avrupa?da var ama beş adet sadece. Kompleks; içerisinde restoranlar, ofisler, alışveriş merkezi, park alanları, fun shop?larında mevcut olduğu tam bir sosyal donatı alanı. Yani sadece maçtan maça kullanılacak bir tesis değil. Dolayısıyla stad hem Galatasaray için çok büyük bir tesis hem de Türkiye?nin acil durumlarda kullanabileceği kapalı bir alan niteliğinde. Yaklaşık 52.500 kişinin oturabileceği stadın altında 3000 araçlık kapalı otopark ve 250.000m² kullanılabilir alanı olan bir kompleks. İstanbul?un Avrupa yakasında bir çekim merkezi olacak kadar da ihtişamlı. Bu sadece Galatasaraylı taraftarlarının değil, birçok insanın da çeşitli aktiviteler için kullanabileceği kapalı bir mekân olacak.
Yani ?Aslantepe ayrı bir dünya olacak? mı diyorsunuz?
Bunu rahatlıkla söyleyebilirim, bu işin sadece Türkiye boyutu. Böyle bir kompleks Türkiye?de yok, üzerinde çelik konstrüksüyonun açılabilir ? kapanabilir olmasından dolayı da Türkiye?de bir ilk olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu biraz daha genişletip Avrupa?ya yayarsak Avrupa?da bunun benzeri olan 4-5 tane stadyum var.
Dünya?da ise bu stadyumun muadili olan sadece 20 stadyum var sanırım?
Evet doğru. Yani Avrupa?da biraz daha az, sadece 5 tane. 3 tanesi Hollanda?da, 2 tanesi de Almanya?da. Tabi teknolojinin hızlı bir şekilde ilerlemesine paralel olarak her yapılan işin bir diğerinden biraz daha iyi olması kaçınılmaz oluyor. Bu stadyumun şöyle bir teknik zorluğu var, Avrupa?da değil ama dünyada çoğu stadyum düz bir zemine yapılır, onun için çok farklı çözümler üretme zorunluluğu yoktur ve zemin bağlamında mühendisler çok zorlanmaz. Biz kompleksi vadiye oturttuk. Bu nedenle temel sistemi sürekli kazıklı radye sistem projelendirilerek temel güvenliği üst düzey bir sistem çözümlenmiştir. Normalde diğer projelerin, özellikle stadyum projelerinin böyle bir zorluğu olmaz. Bu yerin coğrafyasından kaynaklanan bir durum. Bir tarafımız vadi bir tarafımız otoban, TEM. Yani burada kazacağınız yere dikkat etmeniz gerekiyor, dolduracağınız yere de. Hata kaldırmayan bir konumdayız. Türkiye?de biraz durum farklı, biliyorsunuz özellikle İstanbul?daki bütün stadyumlar şehrin göbeğindedir. Burası da şehrin göbeğinde gibi gözükmesine rağmen aslında biraz dışında, yani şuraya şuan toplu taşıtla ulaşmanız mümkün değil. Maslak?ta inmeniz gerekiyor, oradan buraya gelmek için de yine vasıta kullanmanız lazım. Böyle değerlendirdiğiniz zaman projelendirmesi de biraz zor oldu. Diğer stadyumlara göre inşası da daha zordur. Biz burada aylarca hafriyat yaptık, hafriyatı nereye atacağımızı planladık. Tabii şu anda bu aşamaları geçmiş durumdayız.
Ulaşım açısından da Türkiye?de emsali olmayan bir proje?
Aslantepe projesi birçok yönüyle Türkiye?de ilklere imza atacak olan bir proje, ulaşım boyutu da ilklerden birini yaşatacak sanırım?
Evet, ulaşım açısından da Türkiye?de emsali olmayan bir proje. Acil müdahale konusunda diğer stadyumlardan daha iyi olacak her haliyle. Türkiye?deki çoğu stadyuma araçla, denize yakın bir konumdaysa da deniz yoluyla gidebiliyorsunuz. Bu stadyumda metro bağlantısı bulunmakta, hemen karşımız metro şantiyesi. Metrodan stadyuma bir tünel bağlantısı olacak. TEM?in altından buraya bağlanan 3 tane yaya tüneli var. 3 tünelden 1 tanesi hastane inşaatıyla bağlantılı olacak, 2 tanesi de stada bağlanacak. 1 tane tünel saatte aşağı yukarı 16.000 insan taşıyabilecek. Stada tünelle 32.000 kişi giriş yapabilecek. Buranın 52.500 kişilik kapasitesi var, 32.000 kişinin metrodan geleceği düşünülüyor. Otopark kapasitemiz 4.500 araç. Normalde Türkiye?de bir araca 2 kişiden fazla binilmediği için biz her araçla gelecek kişi sayısını 2 olarak hesapladık ki bu da 9000 kişi ediyor. Geri kalan insanların da diğer toplu taşıma araçlarıyla gelmeleri mümkün. Metro ve yüksek sayıda araç kapasitesine sahip otopark sayesinde insanlar saatler öncesinden stadyuma gelmek zorunda kalmayacak. Bu sayede de yoğunluk yüzünden yaşanan olumsuzlukların büyük oranda önüne geçilmiş olunacak.
Ocak ayında kaba inşaatı bitecek deniliyordu, gecikme söz konusu mu yoksa taahhüt ettiğiniz tarihte Galatasaray camiası stadyumuna demiyorum artık, spor kompleksine kavuşacak mı?
Bizim bir inşaat programımız var, her inşaatın bir programının olduğu gibi. Bu inşaat programını yerine getirmek istiyoruz ama ufak tefek gecikmeler yaşanmıyor değil, fakat bunlar kesinlikle telafi olabilecek boyutta. Bunu telafi etmenin bir sürü yolu ve yöntemi var; kalıbınızı artırabilirsiniz, ekibinizi artırabilirsiniz, mesai uygulamalarına geçebilirsiniz, çift vardiya çalışabilirsiniz, yani bunları kendi içerisinde programlarsınız. Stadın yan yolları ile ilgili proje çalışmaları devam etmekte ve apik arazi koşullarında tamamen kazıklı yollar yapılmış olup kazık çalışmaları devam etmektedir. Açılır kapanır çatı ise Pekin Olimpiyat Stadını (kuş kafesi) yapan firmaya verilmiş proje çalışmaları devam etmektedir.
?29 Ekim 2009?da kompleksi tüm sporseverlerin hizmetine sunacağız.?
Yani öngördüğünüzden çok da farklı bir gecikme olmayacak herhalde değil mi?
Yok, hayır olmayacak. Biz kaba inşaatı bitirmek olarak bakmıyoruz programa, biz bütün olarak bakıyoruz. Projenin kapsamımızda olan her şeyi tamamlamak için 29 Ekim 2009 gibi bir tarih belirledik ve bu tarihte teslim edeceğiz, hiçbir gecikme olmayacak. Kaba inşaat için verilen, insanların beklediği Ocak 2009 tarihi çok da belirleyici değil bizim için. O bir ara hedefti sadece, ara gecikmeler telafi edilecek ve 29 Ekim?de kompleksi tüm sporseverlerin hizmetine sunacağız.
Basın yakın tarihte, Aslantepe?de gerçekleşen 3 saatlik iş durdurma eylemi üzerine birçok şey yazdı, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde olmasına sizce bu eylem rağmen neden bu kadar yankı uyandırdı?
Her şantiyenin içerisinde bu tür olaylar yaşanabilir. Bu esasında bizim ile alakalı bir durum değildi, bizim taşeronumuz ile alakalı bir şeydi. Ama biz onlara ve olaylara müdahale ettik. Burada farklı talepleri olan bir işçi grubu vardı. 3 aydır paramızı alamıyoruz gibi ithamlarda bulundular ama burada gerçekdışı olan bir şey var, zaten bu işçi grubu işe 29 Eylül?de başladı, Kasım?ın 3?ünde bu eylemi yaptılar ve sadece 1 ay 5 gün gibi bir süre geçmişti. Bütün inşaat piyasasında böyle gecikmeler yaşanabilir, bu doğaldır. Taşeronda bu tür bir gecikme yaşandığı için sıkıntı çıktı, müdahale edildi. İşte bu projenin bu kadar gündemde olmasının böyle bir sıkıntısı var.
Zaten bizim de dikkatimizi çeken buydu, İstanbul?da belki de birçok şantiyede günlük eylemler yapıldı ama bu kadar ses getirmemişti, sizde yaşanan ise sadece 3 saatti.
Evet, belki İstanbul?da çoğu şantiyede bunun daha fazla yaşanmasına rağmen biz çok fazla göz önünde olduğumuz için dikkat çekti. Aslında o gün sabah çalışan işçiler de vardı, öğleden sonra çalışanlar da gelmişti. Biz bile burada yaşanan olayı görsel ve yazılı basında görünce çok şaşırdık. Ama 2 ? 3 saatlik bir haber oldu onlar için sadece. Şuanda sahada yine nereden baksanız 600?e yakın kişi çalışıyor.
Projede katlı otopark sistemi dikkatimizi çekti, sanki büyük bir alışveriş merkezini andırıyor?
Stadyumun, yani tribünlerin altında 2 katlı kapalı otopark stadyuma gelecek insanların rahatı düşünülerek planlandı. 3.000 araçlık bir kapasitesi var. Stadyumun etrafında bulunan açık otoparkta ise 1.500 araçlık yer mevcut. Şuan bizim ihale kapsamımızda olan 4.500 araçlık toplam bir otopark var. Bunun haricinde biz burayı teslim ettikten sonra TOKİ?ye çevre yerlerde kalan alanlarında bu amaçla değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Galatasaray?a tesliminden sonra nasıl değerlendirirler onu bilemiyorum.
Bu stadyum da teknolojiye paralel olarak her stadyum gibi yaşayan bir yapı olacak?
Aslantepe Projesi?nin tamamlanmasına yakın bir süreçte çevredeki yeni yapılanmalar hakkında bir öngörünüz var mı?
Hiçbir proje tam anlamıyla bitmez aslında. Mesela Fenerbahçe?nin stadyumuna her gün yeni bir şeyler ekleniyor, bu stadyum da teknolojiye paralel olarak her stadyum gibi yaşayan bir yapı olacak.
Bu stadyum tamamıyla yeni bir proje olduğu için daha kullanışlı ve planlı bir proje oldu herhalde?
Bu stadyumu planlaması daha kolay, mimarisi daha düzenli bir şekilde oturtulmuş. Şimdi stadyumlarda kapasiteyi arttırmak için çeşitli çözüm yolları üretilmeye çalışılıyor ama maalesef sınırlı alandan dolayı istenen hedefe istenildiği oranda ulaşılamıyor. Mesela 52.000 kişi 40.000?i sahayı görebiliyorken, geri kalanı göremiyor. Yani böyle sonradan değiştirme yapılan stadyumlarda sıkıntı oluşması kaçınılmaz oluyor. Bu stadyum hem mimari açıdan hem de konfor açısından çok farklı ve güzel bir stadyum olacak.
Seyirciler ışınım yoluyla kolayca ısınabilecek?
Bu kompleks de futbol maçlarının yanı sıra başka ne gibi organizasyonlar yapılması planlanıyor?
Bu stadyum Türkiye?nin en modern stadyumlarından biri, tamamen üstü kapanabiliyor. Konser gibi izleyici kitlesi yüksek birçok aktivitede de kullanım konforu sunuyor. Yani 24 saat yaşayacak bir stadyum. Stadyumun bir özelliği de ısınılabiliyor olması, Fenerbahçe stadyumunda da bu sistem vardır, seyirciler ışınım yoluyla rahatlıkla ısınabilir, yani kışın üstü kapandığında çok rahatlıkla konser ve diğer aktivitelere de imkan verecek.
Biraz da Türkiye?de bir ilk olan, stadyumun üzerindeki açılır kapanır sistemden bahseder misiniz bizlere?
Toplam 20 dakikada açılır. Zaten daha hızlı açılırsa kontrol edemezsiniz, çünkü yaklaşık 8.000 ton civarı bir ağırlığı var çatının, çelik kullanılarak yapılan sağlam bir yapı. Çok yüksekte olan bir stadyum olacak burası. Şöyle söyleyeyim; orta katları TEM hizasında olacak ve bunun üzerine 30?40 metre daha kat çıkılacak, yani TEM?den geçerken bir ihtişam gözükecek esasında burada. Onun için hem etrafının boş olması hem TEM?in yakınında olması hem de bu stadyumun mimarisinin çok güzel olması, yani bunu yapmak o kadar da kolay değil, bu formu yapmak kolay değil, çatının açılır kapanılır olması kolay değil. Ama bittiği zaman kesinlikle çok modern bir stadyum ortaya çıkacak. Onun için özel bir proje. Açılır kapanır çatı ise Pekin Olimpiyat Stadını (kuş kafesi) yapan firmaya verilmiş proje çalışmaları devam etmektedir.
Bir de tabi Türk sporuna olan katkısı da boyutu var. Olimpiyatları ya da uluslararası diğer organizasyonları almamıza bile katkısı olabilir değil mi?
Kesinlikle. Yani şimdi siz, hükûmet olarak bir sürü organizasyona ev sahipliği yapmak için başvuruda bulunuyorsunuz. Sizden istenen ise misal 52.500 kişiyi bir stadta toplayabilmek. 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye?de yapılacak. Onunla ilgili elimizde Abdi İpekçi var, Ankara?da 2 tane salon bir de Fenerbahçe?nin Ataşehir?e yapacağı bir salon var. Bu tesis UEFA normlarına göre inşa edilen bir tesistir. UEFA yetkilileri gelip incelemede bulundular ve hiçbir zaman standartlar konusunda bir problemimiz olmayacak, baştan kusursuz başladık çünkü.
Biraz da Aslantepe?nin yapısal boyutundan bahseder misiniz?
Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsünden Prof.Dr. Mustafa Erdik beyin yapmış olduğu stadın bulunduğu yerde, İstanbul yakınlarındaki faylarda oluşabilecek depremlerden meydana gelecek asarım ivmelerine göre tüm stadın dizaynı yapılmaktadır. Bu da; stadın tüm projelerinin tüm veriler gözönüne alınarak tasarlandığını göstermektedir. Bu stadyumun İstanbul?a yakın faylarda olabilecek en büyük deprem etkisine dahi dayanabilecek şekilde dizayn edilmiştir. Yaklaşık 500 yıl içerisinde yaşayacağı depremlerde dahi ayakta kalacak şekilde tasarlanan proje, 100 yıl içinde de rastlayabileceği depremlerde hiçbir hasar görmeden faaliyetlerine devam edecektir. Bu yüzden biraz daha üst kalite de demir ve beton kullanıyoruz, olası herhangi bir deprem esnasında da üzeri kapalı olduğu için acil yardım merkezi olarak kullanılabilecek, bu da bir diğer boyutu. Stadyumun betonarme inşaatı Şubat ayında bitirilecek, ondan sonra da ince işlere başlanacak. Stadyumun en büyük özelliği yangın dayanımının çok yüksek olması. Yeni yangın yönetmeliğine uygun olarak tasarlandı. Belediyenin yan yollarla ilgili çalışmaları devam ediyor, hem 3. köprü yoluyla hem da mevcut yollarla bağlantılı çalışılıp projeler tamamlandı. Yaklaşık 10mva civarında elektrik enerjisi temin eden kurulu güç var. Stada iki noktadan enerji geliyor; biri devamlı görev yapacak, ikincisi ise acil durumlarda jeneratör görevi görecek. Bir yerde elektrik kesintisi olduğu zaman tüm stadyum aralıksız faaliyetine devam edebilecek. Bizim 4 tane yüksek plonumuz var. Türkiye?de stadyumlarda olmayan bir sistem bu. 4 tane ana kulenin üzerine çelikler oturuyor, stadın üzerine oturmuyor. Yani bizim çatımızı taşıyan başka bir yapı mevcut, stadyum kendini taşıyor, stad tribün elemanları tamamen prefabrik olarak dizayn edildi. Prefabrikasyonda çok yüksek mukavemetli beton kullanılıyoruz ve bunlar ana karkas bittikten sonra üzerine monte edilecek, özel neopren yastıklar üzerine oturuyor. Stadyumun çatısı da ana kulelerin üzerinde sismik sönümleyicilerin üzerinde, dolayısıyla herhangi bir deprem etkisinde etkiyi azaltıyor, en önemlisi çok yüksek teknolojide ürünlerle yapılıyor.
Bu proje için ne kadar beton harcandı ve birçok özelliği içinde barındıracağından diğer yapılardan farklı olarak neye dikkat edildi?
Toplam 200.000m³ beton, yollarla beraber ise yaklaşık 340.000m³ beton kullanılacak. Burada kullandığımız en düşük beton kalitemiz C35?dir.
Bize biraz da projenin mali boyutundan bahseder misiniz?
Şu anda projeye ayrılan 200 trilyonluk büyük bir bütçe var. Mali açıdan değerlendirdiğimizde 60 trilyonluk kısmının tamamlanmış olduğunu görüyoruz. Belirlediğimiz maliyetle de bitirebileceğimizi düşündüğümüz projemizde krizden etkilenme gibi bir durum da yok, her şey çok sağlıklı şekilde ilerliyor.