Atalay Şahinoğlu- Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı
Posted by Bengü Arslan in Röportajlar on Eyl 27, 2009
Türk iş dünyasının başarılı profesyonellerinden, Nuh Çimento Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Atalay ŞAHİNOĞLU ile sektör ve güncel konular üzerine güzel bir sohbet gerçekleştirdik?
Şahinoğlu, 9 yıl önce başına geçtiği Nuh Çimento Grubu’nda toplam 394 milyon dolarlık yatırıma imza attı?
Çimento sektöründe birçok ilke imza attınız. Dünyanın en büyük kapasiteli farin değirmenlerinden biri? Türkiye’de ilk ve tek galeden tahrikli iki ayaklı ve en büyük döner fırın? Türkiye?de ilk ve tek yeraltı tünel bandıyla, gemilere otomatik çimento / klinker yükleme ve kömür boşaltma sistemi? Türkiye’nin en büyük klinker siloları? Türkiye’de ilk on-line hammadde analiz cihazı? Çimento sektöründe kendi elektrik enerjisini üreten ilk firma? Bize kısaca bunlardan bahseder misiniz?
A. Şahinoğlu- Biz Nuh Çimento olarak çok planlı ve programlı bir şekilde kapasitemizi kademe kademe artırarak, tesislerimizi modernize ederek, ek fırınlar koyarak, kuruluşunda yılda 300 ? 350 bin ton olan klinker üretme kapasitemizi 2003 yılına kadar yılda 2 milyon ton?a eriştirdik. 2001- 2003 yılı ekonomik krizin etkisiyle inşaat sektörünün en çok dip yaptığı dönemdi. Fabrikanın konumu, dünyaya ihracat yapma kolaylığını, fırsat bilerek yönetim kurulumuz fabrikamızın kapasitesini ekonomik krizde yüzde yüz artırma kararı aldı. Piyasadaki diğer kuruşular özellikle rakiplerimiz tarafından bu kararımız duyulduğunda, ihracat yapmak için ekonominin ve inşaat sektörünün bu kadar bozuk olduğu bir zamanda yatırım kararı almamızı çılgınlık olarak değerlendirdiler. Morallerimizi söz konusu eleştiriler kısa süreli etkilemişte olsa yolumuzdan hiç şaşmayarak, emin adımlarla fabrikanın büyümesi için çalışmalarımıza büyük bir hızla devam ettik, 2005 yılında klinker üretim kapasitemizi yılda 4 Milyon 400 bin ton?a ulaştırdık.( 5,5 milyon ton çimento demektir.)
?Nuh Grubu şirketlerimizin hepsinde modernizasyon ve kapasite yükseltme hamlesini tamamladık.?
Yıllık 4.3 milyon ton klinker üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük çimento üretim tesisi olmanız ve son 3 yılda Nuh Çimento?nun üretim kapasitesini yüzde 110 büyütmüş olmasından yola çıkarak, önümüzdeki yılda gerçekleştirmek istediğiniz hedeflerinizden biraz bahseder misiniz?
Atalay Şahinoğlu- Çalışmalarımızı tamamladık ve 2005 yılının başlarında fabrikamızın kapasitesini 4 milyon 300 bin ton klinker üretimi ile %110 büyütmüş olduk. Bu bizim tamamen ihracata yönelerek, ayrıca son derece düşük marjlarla kâr edersek işin içinden çıkarız mantığımızdan kaynaklanıyordu. Yatırımımız tamamlanıp tesislerimiz devreye girdikten sonra tüm dünyada bir gelişme oldu; inşat sektörü hızlı bir çıkışa girdi, mal kıtlığı olma ihtimali oldu ve böyle olunca bu yatırım altın çağını yaşayacak bir hüviyet getirdi müessesemize. Tabii bizim sadece çimento fabrikamız yok, Türkiye?nin hemen hemen en büyük beton tesisi olan Nuh Beton?da bünyemizde bulunuyor. Bunun dışında da birçok tesisimiz var; bunlardan birisi gaz beton tesisi, Kireç fabrikamız ve Enerji şirketimiz var. Bunların hepsini yeniledik ve kapasitesini artırmak için elimizden geleni yaptık, şu anda hepsi tamamlandı ve devreye girdi. Böylece Nuh Grubu şirketlerimizin hepsinde modernizasyon ve kapasite yükseltme hamlesini tamamladık. Şimdi krize girilmiş olmasına rağmen biz büyümüş oluyoruz. Moralimiz daima en üst seviyede olup ekonominin olumlu olduğu dönemler gibi zor olacak dönemlerine de hazırlıklıyız. 2003 Yılından bu yana yaptığımız yatırımlar toplam 400 Milyon Doları buldu.
Avrupa Birliği?ne uyum sürecinde sektörden istenen birçok yaptırım var. Siz Nuh Çimento ve genelde de çimento sektörü olarak bu sürece hazırız diyebiliyor musunuz? Bir de çevresel boyutu var tabii bu sektörün?
A. Şahinoğlu- Çimento sektörü zaten sadece iç piyasaya yönelik bir sektör değil, dünya ticaretine uyum sağlamış olan bir sektördür ve tamamen kayıt içi çalışıp Avrupa?ya ihracat yaptığı için o normlar doğrultusunda üretim yapar. 25 ? 30 yıl önce filtre sistemlerinin geliştirilmemiş olduğu dönemlerde, çevreye etkisi olumsuz olan bir sektördü. O dönemlerin etkisi zihinlerde var olsa da bu günün teknolojisinde geliştirilmiş filtre sistemleri üretimde toz çıkışı tamamen engellemektedir. Mesela İspanya ile bir ortaklığımız var. Oraya yönetim kuruluna giderim, gittiğimde şehrin ortasında gördüğüm çimento fabrikası ile ilgili olarak yaptığım sorgulamada halkta toz endişesi olmadığını söylediler.
Bizim fabrikalarımızda elektro filtreler var. Biz elektriğimizi kendimiz üretiriz, o yüzden elektriğimiz çok nadir kesilir. Herhangi bir elektrik kesintisinde de çevreye toz çıktısı olmasın diye şimdilerde elektro filtrelerimizi torbalı filtrelerle değiştiriyoruz. Bizim gibi kamuoyunun çok önünde olan fabrikalar daha hassas olmak zorunda. Bunun dışında kamuoyuna çok yansımamış çevre dostu girişimlerimiz de var. Örneğin çevreye zararlı birçok atığı biz fırınlarımıza doğrudan atarak yok ederiz. AB ile ilişkilere gelince, zaten o düzenlemelerin içinde çalışan bir sektör olduğumuz için adaptasyonda da pek bir sorun yaşamıyoruz.
?Kurduğumuz tesis entegre tesis olarak hem Türkiye?de, hem çimento sektöründe bir ilktir.?
?Atık Çamurdan Yakıt Yapma? projesi ile de bir ilke daha imza atmış olan Nuh Çimento?nun bu projesi size neler kazandıracak?
A. Şahinoğlu- Çevreye yönelik bir yatırımdır. Henüz Türkiye?de bu tip yatırımlar mevcut değildir. Hem Çevre ve Orman Bakanlığı hem de İzmit Belediyesi, özellikle Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu böyle bir yatırım yapmamızı bizden rica etti. Gerek Belediyelerin arıtmalarından gerekse sanayi şirketlerinin arıtmalarından kalan evsel atıklar ve çamurlar tarlalara dökülüyor. Bu atıkların yoğun bir kanserojen etkisi vardır. Bu etkiden ötürü Çevre ve Orman Bakanlığı arıtma çamurlarının tarlalara atılmasını yasakladı. Bu durumda arıtma çamurları hem sanayicilere hem de belediyelere büyük bir yük olmuş durumda. Ufak tefek tesislerle, atıkların kurutulmasına çalışılıyor. Bazıları çimento fabrikalarının fırınlarına atılıyor ama bunlar palyatif, koku salan ve küçük çaplı çözümler. Biz ilk etapta günde 250 ton çamuru kurutup yakarak yok edeceğiz, takip eden süreçte de günde 400 ton gibi bir hedefimiz var. Burada kurutma için kullanılan enerji ve enerji maliyeti de çok önemli. Çünkü kurutma işi ya petrol ? ya doğalgaz ya da kömür yakılarak sağlanır. Bu da çok pahalı bir çözüm oluyor. Böyle bir yatırım 25 ? 30 milyon dolarlık bir yatırım, ayrıca üretime bu denli yüksek işletme maliyeti konursa verimli olmaz. Biz kurutmayı bacalarımızdan çıkan atık enerjiden sağlayacağız, ek bir maliyet vermeyeceğiz. Böylece hem Türkiye?nin dövizine bir katkısı olacak hem de maliyeti bakımından bu işin yapılabilmesi mümkün olacak. Bu tesisin hemen hemen programa göre şu sıralar devreye girmesi gerekiyor ama her yatırımda bazı gecikmeler olur, özellikle de kritik yatırımlarda, gecikmeleri takiben sistemi Ocak ayı sonunda devreye alacağız. Projemizi bir Fransız Çevre Fonu duymuş. Bize 10 milyon Euro?luk 10 sene vadeli faizsiz kredi verdiler, bizim o paraya ihtiyacımız olmasa da sırf özelliği dolayısıyla krediyi kullanıyoruz. Bunların hepsi çevreye önemli katkı sağlayan bizlere de prestij temin eden yatırımlardır. Bu sistemlerden sağlanabilecek maddi menfaat ikinci planda kalmaktadır. Kurduğumuz tesis entegre tesis olarak hem Türkiye?de, hem çimento sektöründe bir ilktir. Sadece ve sadece çevreye yararlı olabilmek amacıyla yapılan yatırım olarak da bir ilktir.
NUH Çimento olarak Rusya?daki yatırımlarınızdan ve bunun Türk Çimento piyasasına ve Rusya?ya kazandıracaklarından bahseder misiniz?
A. Şahinoğlu- Rusya?daki yatırımlarımızın ilk etabı tamamlandı. Ekonomik gelişme sürecinde Rusya?da inşaat sektöründe ciddi boyutlarda hareketlilik başladı, tabi bu söylediklerim ekonomik krize kadar yaşanan tablo. Türkiye?den çok ciddi miktarda çimento talep eder oldular ama lojistik imkânı maalesef yoktu. Çimento ya torbalı ya da big bag dediğimiz 1?1.5 ton çimento alan naylon torbalara konularak sevk edilebiliyordu. Bu da muayyen miktarın üzerinde ihracatı engelliyordu. Biz, Rostow?da nehir kenarında limanı olan biriyle anlaştık, %50 ortak olduk ve 60 dönümlük bir liman sahasına 5 bin tonluk bir silo kurduk. Yanına 5 bin ton ilave alt yapısı olan hazırlık yeri yaptık, 3 iskelemiz mevcut, geçen aydan itibaren silomuz faaliyete başladı. Bu sayede Rusya?ya dökme çimento gönderebiliyoruz. Rusya?ya lojistik olarak ilk tesisi biz yapmış durumdayız, çeşitli çimento satıcıları bizden burayı kiralamak istiyor. Ancak bu yatırımı kendimiz için yaptığımızdan, gelen teklifleri reddediyoruz. Ayrıca yılda 250.000 ton kapasiteli öğütme tesisi kurduk.
Rusya?da fiyatlar çok geri gitmesine rağmen bu tesis sayesinde önemli bir rekabet gücü kazanmış durumdayız.
?Biz krizlere alışık bir ülkeyiz.?
Türkiye?deki ekonomi alanında uzman olan ya da olmayan birçok kişi krize çeşitli çözüm yolu üretirken, sizin gibi bir önceki krizden alnının akıyla çıkmış bir liderin çözüm önerileri nelerdir?
A. Şahinoğlu- Biz krizlere alışık bir ülkeyiz. Şu anda dünya ticaretinde ciddi bir yavaşlama olmasına rağmen, rekabetçi olabilmemiz halinde ihracat payımızı arttırabiliriz. Bunu becerebildiğimiz ölçüde bu krizden karlı çıkabiliriz. Tabii bunun için önce moral takviyesi, sonrada sanayi üretimini ağırlıklı olarak ihracata dönük çalıştırılabilme becerisinin gösterilmesi lazımdır. Öncelikle hükümetin alt yapıyı oluşturup, sanayici ? bankacı ilişkisini olumlu yola sokması gerekir. İşçi çıkışlarını önleyecek tedbirler, enerji ve girdi fiyatlarında düşüşler şart olup, vergi politikalarıyla da üretim kanalları desteklenmek zorundadır. Devlet alt yapı yatırımlarına da fon yaratabilirse Türkiye olarak krizin üstesinden gelebiliriz kanısındayım.
Peki, konuyu daha da özele indirgeyecek olursak, krizin daha az hasarla atlatılmasını sağlama yönünde çimento sektörüne ve kendi grubunuza yönelik stratejileriniz nelerdir?
A. Şahinoğlu- Çimento sektörüne gelecek olursak; çimento fabrikasının kuruluş yeri olarak internasyonel ticarete kabiliyeti varsa, o çimento fabrikasının sorunları ekonomik krizlerde daha az oluyor. Dünyanın hemen tüm ülkelerinde çimento talebi de ciddi boyutta gerilemiştir. Ancak sıfır olmamıştır. Biz, konumumuz itibariyle rekabetçi fiyatlarla kârımızı minimize edip, ihracatımızı arttırarak bu krizi az sıyrıkla atlatmak gayretindeyiz.
NUH Çimento?nun su ihtiyacını karşılamak için yaptığı yatırımdan da bize biraz bahseder misiniz?
A. Şahinoğlu- Kuraklıktan etkilenmemiz, biraz da Hereke halkının tepkisiyle yapılmış bir proje. İzmit?teki Yuvacık Barajı aktif olduktan sonra o bölgedeki tüm su ihtiyacı İZSU tarafından karşılanıyor. İZSU?dan önce Hereke kasabasının su ihtiyacını kaynak suyunu belediyeye de zaman zaman vererek biz karşılıyorduk. Kuraklığın da gündeme gelmesiyle Hereke halkı Yuvacık barajından yeterli su alamayınca şikâyet etmeye başladı, ?bizim suyumuz vardı onu da Nuh çimento alıyor? diye. Hâlbuki bizim konu ile herhangi bir ilgimiz yoktu. Kuraklık boyutu artıp Hereke halkının da şikâyetleri başlayınca onlara da destek olalım diye deniz suyunu tatlı suya çevirme yatırımını gerçekleştirdik. Yarın bir kuraklık olursa hem ihtiyacımızı görecek hem de Hereke?ye su desteği vermeye çalışacağız.
?Gönüllü Karbon Piyasası? diye yeni bir piyasa oluşmuş durumda. Bu piyasada NUH Çimento?nun yeri nedir?
A. Şahinoğlu- Arıtma çamurların kurutarak ve çıkan ürünü fırınlarımızda yakarak bertaraf etme yolu ile çevreye zararlı maddeleri yok etme çerçevesinde Gönüllü Karbon Piyasası?ndan gelir elde etme hususunda projemiz devam etmektedir.
Çamur Kurutma Tesisimizi, Gönüllü Karbon Piyasası?na kotalayarak yıllık 300 ? 500 bin Euro arasında karbon satışı gerçekleştirmeyi planlamaktayız. İlk satış sözleşmemizi de yapmış durumdayız.
NUH Çimento Grubu olarak inşaat sektöründe de birçok farklı projeye imza attığınızı duyduk. Bunların başlıcaları nelerdir?
A. Şahinoğlu- Türkiye müteşebbisinin yanlış bir stratejisi var. Bir iş sahasında olumlu bir gelişme olunca herkes işini gücünü bırakıp birikimleriyle o moda olan işe giriyor. Geçen 2-3 yıl inşaat sektörü moda bir sektör oldu. İşi bilen bilmeyen, inşaatçıya gidip şurada bir bina yapalım bitince satar bölüşürüz diyebiliyor. Bizde modaya uyduk ama inşaatçı olalım diye değil. İzmit?te Uzunçiftlik?te bir arsamız vardı, Kartepe yolu üzerindeki bu arsa sürekli taciz edilince de satalım dedik ama değerini bulmadı. Hemen hemen 20?30 dönümlük de bir arsa, biz de değerlendirmek üzere 130 dairelik lüks bir inşaat yaptırıyoruz.
?Ürün yelpazemize pazarda yer bulursa boru da katacağız.?
Borlu çimento son zamanlarda fazlasıyla gündemde yer aldı. Olumlu sonuçlar alındığına dair Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen?in de açıklamaları vardı, sizin bu konuda fikirleriniz nelerdir?
A. Şahinoğlu- Borlu çimento daha mukavemeti yüksek bir çimento olacak, enerji maliyeti de daha düşük olacak gibi tezlerle iki fabrikada denendi. Ancak ilk günlerdeki dayanımların düşük, yirmi sekiz günden sonraki dayanımların yükselmeye başladığı duyumlarını alıyoruz. Bunun özel bir ürün olarak ortaya çıktığını düşünüyoruz. Bu durumda normal inşaatçılar bunu almazlar görüşündeyim. Uygulamadaki sonuçları bizde yakından izliyoruz. Biz de bu aralarda kendimiz denemek üzere hazırlık yapıyoruz. Olaya bir ?ARGE? gözüyle bakıp, geliştirmeye çalışacağız. Sanırım ürün yelpazemize pazarda yer bulursa onu da katacağız.
?Bizim eğitim ve sağlığa hizmetlerimiz yıllık gelirlerimizden ayrılan fonlarla gerçekleşir. Vakfımız bünyesinde birçok sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirmekteyiz.?
Nuh Çimento olarak birçok sosyal sorumluluk projesinde de adınızı sıkça duyuyoruz. Bunları bir de sizden dinleyelim.
A. Şahinoğlu- Eğitime katkıyı görev olarak benimsedik. Okullar yaptırıp Milli Eğitim Bakanlığına sunuyoruz. Şu ana kadar 6-7 okul yaptırmış durumdayız. Bizim eğitim ve sağlığa hizmetlerimiz yıllık gelirlerimizden ayrılan fonlarla gerçekleşir. Vakfımız bünyesinde birçok sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirmekteyiz. Şimdi de yine İzmit?te Vali beyin istemi üzerine engelli çocuklarımız için bir okul daha yapma hazırlığındayız. İnşallah krize takılmaz. Ayrıca 700 civarında üniversite talebesine devamlı burs veririz. Sağlık hizmetleri içinde elden geleni yapıyoruz. Şu anda Kocaeli Üniversitesine ?Yanık Tedavi? bölümü kurmaktayız. Bunları zamanında kurucu ortaklarımızın kurduğu ve şimdiki yönetim kurullarımızın geliştirdiği ?Nuh Vakfı? kanalıyla gerçekleştiriyoruz.
Sizin işçilerinize verdiğiniz önem herkes tarafından bilinir. Bir de çalışma yaşamı dışında sosyal yaşama da gösterdiğiniz hassasiyetten biraz bahseder misiniz?
A. Şahinoğlu- Biz işçisiyle barışık bir müesseseyiz. Bir krizde ya da acil bir durumda biz işçimize önce karamsarlığa girmemeleri yönünde psikolojik olarak rahatlamalarını sağlayacak konuşmalar yaparız. Ama bunların hepsi imkân meselesidir; yarın o işçiye bakacak imkânınız olmazsa arkanızda Merkez Bankası yok ki parayı basıp veresiniz. Ama biz yapımızı en kötü krize dayanabilecek şekilde oluşturduk. Maddi boşluğa en son düşecek yapıda sürdürmeye çalışıyoruz. Çalışanımızın moralini yüksek tutmaya çalışıyoruz. Müesseselerde sosyal ve fiziki güvence ön planda olmalı. Çimento sektörünün ağır sanayi olmasından dolayı yasal ve insani güvenceleri üst seviyede eksiksiz gerçekleştirmeye çalışırız.
Aktivitelerimize gelince; futbol merakı var çalışanlarımızın, şirketler arası futbol turnuvaları yapıyorlar. Onlara katılıyorlar, biz de onları destekliyoruz. Çevre okullarda spor ve sanat dallarında derece almış çocuklara da destekte bulunuyoruz. Kendi yaptırdığımız okullarda başarılı öğrencilere ek destekler vermekteyiz. Bizim okullarımızda gençleri sanata ve spora teşvik etmek için gereken teşvikleri de veriyoruz.
?Yaptığım en iyi işi politikaya girmemeyi becermek olarak görüyorum.?
Sizin sosyal aktivitelere katılımınız ne düzeyde?
A. Şahinoğlu- İTO başkanlığı yaptım, Büyük Kulüp yönetim kurulundayım. Trabzonlu İş Adamları ve Bürokratlar Derneği?ni kurduk. Onun dışında Tekstilkent?in kuruluşundan itibaren başkanlığını yürütüyorum. Dünyanın en gelişmiş çarşısını tamamladık herkese tapularını verdik. Tabii sosyal hizmet yapmanın da bazı faturaları var, Tekstilkent inşaatı tamamlanınca, daha iyi yapılabilirdi diye şikâyete uğrayıp, mahkemelerde hesap veriyoruz. Topluma hizmet çok zor, özellikle de dürüst olduğun zaman üzerindeki yük daha da ağır oluyor. Toplumda dürüstlük kavramı zedelenince, her yaptığın şeyin altında bir şey arayanlar çıkabiliyor, ama bizi bilen biliyor artık, yaptığımız işler ortada. Tabii iki ? üç kişi sizi taciz ederken binlerce kişinin takdirine uğramanızda işin diğer tarafı oluyor.
Çektiğiniz onca zahmeti – eziyeti unutup, mutluluğunu gördüğünüz insanların övgüleri ile manevi haz duyuyorsunuz. Ben de bu hazzı çok bol yaşamış ve yaşamakta olan bir kişiyim.
Şimdiye kadar politikadan kaçtım. Yaptığım en iyi işi politikaya girmemeyi becermek olarak görüyorum. Gurur duyduğum en önemli takdir Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsıma verdiği üstün hizmet ödülüdür.
öncelikle nuh çimanto çalışan personel & yöneticilerine en içten duygularımla teşkkr ederim nuh çimanto fabrikamızın çevreye olan duyarlılığını + üretim kalitesinden ödün vermeme cittiyetini sosyal ilişkilerini gözlemleyerek kendime örnek aldım inş.RABBİM yar&yardımcınız olsn sizler şirket olarak türkiyede deyil dünyada teksiniz yönetim kurul başkanı atalay şahinoğlunun önünde saygıyla eyiliyor kendilerine başarılar diliyorum,
umut TEKİN