Dr. Evren Atay- Ortopedi Uzmanı

Posted by Bengü Arslan on Eyl 27, 2009 in Röportajlar |

Ünlülerin tercihi: Op.Dr. Evren Atay

Ünlülerin ortopedisti olarak tanınan alanının en iyileri arasında yer alan Op. Dr. Evren Atay ile kireçlenme, ozon tedavisi ve biyorezonans üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik?

Bize biraz Evren Atay?ı tanıtır mısınız?  

1972 doğumluyum. Çapa Tıp Fakültesi mezunuyum. Göztepe SSK Hastanesi?nde uzun süre  çalıştım,  şu anda Özel Rumeli Hastanesi?nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesiyim. Ayrıca Adam Klinik?in bünyesinde hekimliğimi yürütüyorum.

 

Şu an medyada çok fazla gündemde olan ozon terapi, biyorezonans uygulamalarına geçmeden önce tıbbın en geniş alanı olarak atfedilen ortopedi ve uygulama alanlarından bahseder misiniz?

Ortopedi dediğiniz gibi tıbbın en geniş alanlarından birisidir. Çünkü tüm lokomotor sistem dediğimiz bizi hareket ettiren sistemin; travmadan tutun da kansere kadar her türlü hastalığı içerisinde barındırmaktadır. Tedavi daha ziyade cerrahi uygulama ve ilaç uygulamasını içerir. Cerrahi tedavi ve ilaç tedavisini kapsayan vak?alarda olay bu boyuta gelene kadar ki sebebine yönelik tedavide ortopedinin çok fazla yeri yoktur.  Örneğin birçok insanın sıkıntısı olan romatizma denen hastalıkta kişi romotoloji kliniklerinde birçok tedavi görür, en son artık oluşmuş deformitenin düzeltilmesi amacı ile hasta bize gelir. Ya da bir örnek daha verecek olursak; doğumda çocuk oksijensiz kalır spastik çocuk denilen serebral palsy hastalıkta gelişim nörologları, fizyoterapistler devreye girer sosyal yaşama kazandırılması için çabalarlar.  Biz artık onların müdahale edemediği deformiteye gelmiş boyutuna müdahale ederiz yani ortopedi biraz daha cerrahi boyuta kanalize olmuştur. Diğer branşlar biraz daha belki tıbbın nedenini değerlendirirken biz sonucu değerlendirip son noktayı koyuyoruz.

 

?Yürüyemeyen kişiler için bir umut ışığı oluyoruz adeta hayata yeniden gelmiş gibi hissediyor hastalarımız??

Günümüzün en büyük sorunlarından olan halk dilinde kireçlenme olarak bilinen osteoartrit hastalığında son noktayı siz koyuyorsunuz. Bunun sebebine yönelik çalışmalar ne durumda, neden büyük bir çoğunluk için kaçınılmaz oluyor bu hastalık?

Popüler bir sorun haline gelen kireçlenme- osteoartrit, özellikle ileri yaşlarda ki birçok insanın sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Eklem yüzeylerinin aşınması ve buna karşılık vücudun onu tamir etmeye çalışması anlamını taşır ama vücut kıkırdağı bunu tamir etme konusunda acemidir. Şöyle bir örnek vermek istiyorum size; hani emekli olmuş uzun yıllar iş yapmamış, evde vakit öldüren adamlar vardır, duvarda sıvanın döküldüğünü görür ve duvarı bu görüntüden kurtarmak için harekete geçer, o sırada eşinden ?eyvah, mahvedecek burayı ? diye bir tepki gelir.  Kıkırdaklardaki bu süreci evin emekli beceriksiz babasına benzetebiliriz. O tamir süreci sonunda eklemin birbirine tam kaynamasını yani kireçlenmeyi getirir. Bir borunun kireçlenip tıkanması gibi algılanmaması gerekir bu durumun, porçöz alıp dökünce maalesef eski işlevselliğine dönmez. Her evresinde biz olmaya çalışıyoruz ama bazen kifayetsiz kalıyoruz, son evrede ise çok iyi sonuçlar alabiliyoruz. Yürüyemeyen kişiler için bir umut ışığı oluyoruz adeta hayata yeniden gelmiş gibi hissediyor hastalarımız. 60 yaşından sonra yapmaya daha hevesliyiz bu tarz ameliyatları çünkü hayatı boyunca bu tarz bir ameliyatı bir kere geçirsin istiyoruz, ama bazen  hiç yürüyemeyen,gündelik hayatını idame etmesine engel oluşturan bir durum var ise hastaların müdahalelerini tabii ki yaşına bakmaksızın yapıyoruz. Elimizdeki tüm ameliyat dışı tedavileri uygulamamıza rağmen sonuç alamadı isek bu tür hastalarda yaşa bağlı olmadan bu cerrahi müdahaleyi öne aldığımız oluyor. Hedef hareket ettirmek, hareket etmeyen organizmada yaşlanma hızlanır, bu dengeyi sağlamak bu evrede bizim görevimiz.

 

Özellikle ünlülerin çok rağbet ettiği bir konuya Ozon tedavisine değinelim biraz da?

Etki mekanizmasını ele alır isek, halka kanın yıkanması, gençlik aşısı diye lanse edildi genel olarak ozon tedavisi. Evet bu yönde etkileri var ama etkileri sadece bunlarla sınırlı değil. Antialerjik etkisi: alerjiye bağlı oluşan hastalıkların tedavilerinde de iyi sonuçlar elde edilmiş durumda.  Dediğim gibi destek tedavi olarak ve tamamlayıcı etkisi ile tıbta yer bulan bir uygulamadır. Sadece bu tedavi yöntemi ile bu hastalıkları çözeriz diye bir şey söz konusu maalesef değil. Zayıflamada da ozon da mucize beklememek lazım, metabolizmayı hızlandırıp düzenleyerek zayıflamaya yol açıyor, ozonun direk yağ dokusuna enjeksiyonu uygulamaları konusunda hastaları uyarmak istiyorum çünkü şuanda  bilimselliği ispatlanmış bir yöntem değil. Ozon tedavisi sırasında uygulama merkezi de çok önemli, cam ürün olmak zorunda, çünkü plastikle ozon tepkimeye girdiği anda farklı sağlık problemleri doğurabiliyor. Biz bunu Adam Clinic?te başarılı bir şekilde uygulayabiliyoruz. Fakat böyle tedaviler için lütfen kendinizi uzman ellere bırakın. 

 

Kapalı alanlarda sigara içme yasağının gündeme gelişiyle de birçok insan sigarayı bırakmak için bir çok yönteme yöneliyor. Bunlardan şu anda en çok gündemde olanı ?Biyorezonans?? Bu konuda sizin alanınız içerisinde yer alıyor?

Biyorezonans ?nasıl etki ediyor? sorusunu maalesef çok iyi cevaplandıramıyor ama  sonuç itibariyle evet sonucunu ispat ediyor, hastalardaki etkinliği gözleniyor sigara bırakma bu aralar çok popüler, tek seansta sigarayı bıraktırma uygulamaları mevcut. Ciddi uygulamalara imza attık ve başarılı sonuçlar aldık fakat kişinin psikolojik olarak hazır olması burada tedavinin sonuç vermesinde en büyük etkeni oluşturuyor. Ozon nasıl etki ediyor kısmına daha net cevaplar verebiliyor. Gerek ozon terapi ve gerekse biorezonans ikisi de tamamlayıcı tıp adı altında değerlendirmek gerekiyor. Yani günümüz modern tıbbı bir kenara koyup sadece bu yöntemlere bel bağlamak yanlış. Hatta süistimale açık. Bu yüzden modern tıp ile kombine kullanımları daha uygun olur görüşündeyim.

 

 

Fulya Hakkı Yeten Cad. Unimed Center No:8 kat:10

34349 Şişli – İSTANBUL

Telefon: (0212) 231 39 40 pbx

Faks: (0212) 231 39 56SANY2736

Etiketler:, , , , , ,

Reply

Copyright © 2010 Bengü Arslan