Erkan Özbey ve Gençlerbirliği

Posted by Bengü Arslan on May 4, 2009 in Röportajlar |

erkanozbeyERKAN ÖZBEY: GENÇLERBİRLİĞİ?NİN BAŞARILI KAPTANI
?Gençlerbirliği kulüp yapısı olarak Türkiye?deki en önemli kulüplerden bir tanesi.?
AS- 2005 yılında Galatasaray?a attığınız golle şampiyonluk ümitlerinin 32. haftada bitmesine neden olmuştunuz. Daha sonra Galatasaray?dan çok ciddi bir teklif almanıza rağmen ligin son haftasında taraftarlardan gelen duygusal bir mektuptan sonra Sarı-kırmızılı takıma gitmekten vazgeçtiğinizi söylediniz. Sizce burada profesyonelliğin önüne duygularınız geçmiş olmuyor mu? Sizi Gençlerbirliği? ne bu kadar bağlayan sebep ne?
Erkan Özbey- Bu sadece mektupla alakalı değildi. Galatasaray?ın şampiyon olduğu dönemdeki süreçle alakalı bir gelişmeydi daha çok. Fakat o dönemde aldığım bu mektup beni gerçekten çok etkilemişti. O mektubu okuduktan sonra ?acaba imza atmasa mıydım?? dediğim çok olmuştu, fakat Galatasaray?ın da içinde olduğu bu durumda sözleşmem de bir takım sıkıntılar ortaya çıkınca, bende aslına bakılırsa taraftarlardan aldığım bu mektubu bir güç bilerek mazeret olarak da kullandım denilebilir. Gençlerbirliği kulüp yapısı olarak Türkiye?deki en önemli kulüplerden bir tanesi. Bir futbolcunun arayabileceği en güzel şeyler burada var. Huzur ortamı söz konusu, kulüp yapısı çok iyi, maddi anlamda hiçbir problemimiz yok. Tüm bunların yanı sıra elit taraftara sahip olmamız her ne kadar sayı bakımından çok olmamaları eleştirilse de, bizlerle sahada bütünleşerek, kazansak da kaybetsek de yanımızda olmaları, bizi desteklemeleri bizim için büyük şans diye düşünüyorum. Bunlar Gençlerbirliği ?nde kalmamın en büyük sebepleri arasında yer alıyor.
? Ben şike ve teşviki birbirinden ayırmıyorum.?
AS- Futbol kamuoyunda gündeme gelen şike dedikoduları hakkında ne düşünüyorsunuz, genelde şike olaylarında yabancı futbolcuların kullanıldığına dair iddialar var, sizce doğru olabilir mi?
Erkan Özbey- Şikeyi biraz açmak lazım diye düşünüyorum. Bazen teşvik, şike olarak algılanmıyor ama ben şike ve teşviki birbirinden ayırmıyorum. Çünkü ben zaten maç kazandığım zaman kulübüm beni bir şekilde ödüllendiriyor, diğer kulüplerden gelecek yaptırımın benim için çok önemli olmaması gerekiyor. Bu yüzden de şike ve teşviki birbirinden ayırmıyorum. İkisi de ahlakça aynı şey. Türkiye?de bir dönem böyle şeylerin yaşandığı söylendi. Ama ben kendi oynadığım kulüplerde böyle şeylere rastlamadım. Zaten Türk oyucusu ahlaken bir kere her şeyden önce böyle bir şeyi kabul etmez, burada yabancı oyuncular yapar demiyorum yanlış anlaşılmasın ama Türk oyuncusunun kesinlikle yapacağını düşünmüyorum. 
AS- ” Üç büyükler” dışındakilere ”üvey evlat” muamelesi yapılıyor diye bir açıklamanız oldu. Sizce Türkiye?de şartların eşit olmaması, yayın kuruluşlarından takımların aldığı paraların adil olmayışı ve Anadolu kulüplerinde oynayan futbolcuların genelde milli takıma çağırılmamalarının önüne nasıl geçilebilir?
Erkan Özbey- Büyük ya da küçük takım ayrımı yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta bizim Gençlerbirliği olarak belli derecede izleyenimiz var, Galatasaray, Fenerbahçe gibi takımların izleyici kitlesi çok daha fazla ve farklı, sonuçta başarıya endeksli birtakım şeyler yapıldığı takdirde birçok şeyin değişeceğini düşünüyorum. Son bir iki yıldır özellikle televizyonlardan ve federasyonlardan gelen paraların adil bir şekilde dağıtıldığını biliyorum.
?Bir takım şeyler başarıya endeksli yapılırsa birçok şeyin önüne geçilebilir.?
AS- Başarınızın en büyük sebebi sizce ne?
Erkan Özbey- Aslında kendimi çok da başarılı bulmuyorum, çok daha iyi yerlerde olabilirdim, fakat da çok farklı şeyler yaşanabiliyor, bazen formunuzun zirvesindeyken bir takım problemlerle karşılaşabiliyorsunuz, bu problemler sizin o anki formunuzu kötü yönde etkileyebiliyor ve tekrar eski formunuzu yakalamaksa çok uzun zaman alabiliyor. Bir futbolcu için futbol hayatı boyunca 2 ya da 3 kere böyle yükselen ve düşen bir form grafiği yaşanabiliyor. Milli takımın en iyi olduğu dönemde o kadroda bende vardım, her ne kadar o kadronun içerisinde çok fazla forma giymesem de, o kadronun içine girebilmek büyük bir başarıydı benim için. O dönemde kendi kulübüm içerisinde bir takım sıkıntılar yaşamıştım. Bunun beni geriye götürdüğünü söyleyebilirim. Sonuçta baktığınız zaman Gençlerbirliği?ndeyim ve 5. senem. Böyle büyük bir takımın kaptanlığını yapıyorum, belki bu da bir başarı olarak algılanabilir. Bu gözle baktığımızda başarımın en büyük sebebini; düzenli çalışmam, kendime bakmam ve düzenli aile hayatımı gösterebilirim.
AS- Kırmızı-siyahlı ekiple ilgili haberlerin ve istatistiklerin yer aldığı taraftar sitesi www.gencler.org sitesinde yapılan oylama sonucunda ?Yılın Futbolcusu? seçildiniz.  Taraftarların size olan sevgisini başarınız dışında nelere bağlayabiliriz?
Erkan Özbey- Ben yılın sporcusu seçilme olayımın sadece futbolla alakalı olduğunu düşünmüyorum. Sezon içerisinde benden çok daha iyi performans gösteren arkadaşlarımız oldu. Taraftarla aramızda duygusal bir bağ olduğunu düşünüyorum.
AS- ?Zirvede hissettiğim anda futbolu bırakacağım? açıklamasında bulunmuştunuz, sizin için zirve neresi?
Erkan Özbey- Gençelerbirliği?nde çok mutluyum bunu rahatlıkla söyleyebilirim, böyle şampiyonluğu yakalayabileceğine yürekten inandığım güçlü bir kadroyla şampiyon olduktan sonra futbolu bırakabilirim diye düşünüyorum.

AS- Geçen sezon geçirdiğiniz sakatlığın uzun sürmesi sizi psikolojik olarak etkilemiştir. Ama çabuk toparladınız ve formunuza kavuştunuz, birçok futbolcu bu dönemi çok ağır atlatabiliyor, fizyolojik destek dışında psikolojik destek de aldınız mı?
Erkan Özbey- Futbolcu için en önemli şeylerden bir tanesi sakatlık, bir futbolcunun en büyük kâbusu sakatlıktır denilebilir. Oynamadığı zaman bile problem yaratan futbolcular olabiliyor, işte o zaman onlara diyorum ki; ?Şükredin sakat değilsiniz? çünkü sakatlık insanı her yönden çok yıpratıyor. Ben ciddi bir sakatlık geçirdim, normalinden bir ay önce sahalara döndüm, tabi bu da insanın kendine iyi bakmasıyla alakalı, her şeye çok dikkat etmek gerekiyor. Bu dönemde en büyük desteği ailemden, dostlarımdan ve takım arkadaşlarımdan gördüm, bunun haricinde bir uzmandan psikolojik destek almadım, herhalde en onlar bana psikologlardan bile daha etkili olmuştur.
AS- Gerek maçlarda gerekse insan ilişkilerinizde liderlik yönünüzün ağır bastığı gözleniyor. Türkiye?nin durumuyla da yakından ilgilenen biri olarak ileride siyasete girme gibi bir düşünceniz var mı? Ya da antrenör ve yönetici olarak Kırmızı-siyahlı camiaya hizmet etmeyi düşünüyor musunuz?
Erkan Özbey- Aslında Türkiye?nin durumuyla yakından ilgilendiğim doğru, bunu her Türk vatandaşı gibi bende yapıyorum. Futboldan sonraki dönemle alakalı şimdiden bir iki teklif aldım. Devletin üst kademelerinde yer alan ağabeylerimiz, yakın dostlarımızdan böyle teklifler alıyorum.Şu an için net bir şey söyleyemeyeceğim ama yarın ne getirir bilinmez ama siyasete sıcak bakıyorum.

AS- Profesyonel futbolcu olmanın zorluğu herkes tarafından biliniyor, peki özel hayatınızı nasıl etkiliyor futbolculuğunuz, evlenmeyi düşünmüyor musunuz?
Erkan Özbey- Evlenmeyi düşünüyorum, şu ana kadar doğru insanın karşıma çıktığını düşünmüyorum ama kafa yapıma her şeyiyle uyan birisi olursa evliliğe sıcak bakıyorum.
AS- Ankara?da bir gününüz nasıl geçiyor, idmanlardan ve maçlardan arta kalan zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
Özellikle Ankara siyasetin merkezi olduğu için siyasiler ve bürokratlarla çok yakın ilişkilerim var, boş zamanlarımda onlarla diyaloglarım oluyor. Bunun yanında sinema ve bowling gibi aktivitelere katılıyorum. Onun dışında kitap okumayı çok seviyorum ve zamanımın çoğunu ailemle birlikte evde geçiriyorum.
AS- Bir Karadenizli ve özellikle Rize? li olarak Çaykur Rizespor?un yükselişi hakkında neler düşünüyorsunuz?
Erkan Özbey- Her ne kadar formasını giymemiş olsak da Rize?yle bir gönül bağım var. Rizespor?un başarılı olmasını canı gönülden diliyorum. Son zamanlarda Rizespor?da mantalite zafiyeti olduğunu düşünüyorum. Dünyanın her yerinden insanın bulunduğu bir şehrin ileriki günlerde çok daha başarılı olmasını diliyorum.

Bengü ARSLAN
Editör
AS- Aylık Aktüalite ve Magazin Dergisi

Etiketler:, , ,

Reply

Copyright © 2010 Bengü Arslan