Her biri ayrı Açıkalın…

Posted by Bengü Arslan on Eki 21, 2008 in Röportajlar |

NİLÜFER AÇIKALIN

Tek istediği; yeni öykülerini kurgularken, yeni şarkılarını söylemek…

 

Bengü Arslan – Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Nilüfer Açıkalın – 1967′de İstanbul’da doğdum. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü?nde oyunculuk eğitimi aldım. Mezun olduktan sonra tiyatro, sinema ve televizyonda oyunculuk kariyerime devam ettim. Bir dönem de, Devlet Tiyatroları?nda çalıştım. Senaryo yazarlığımın ardından, kısa öykülerimden oluşan 4 öykü kitabına imza attım.
?O çok beğendiğim ve olmasını yürekten istediğim projeler bir gün olacaklar umudu bana yetiyor.?

Bengü Arslan ? Sizin çok fazla projede yer almama sebebinizi bir tepki olarak algılayabilir miyiz?
Nilüfer Açıkalın – Tepki olarak algılanması hoşuma gidiyor ama bu kendiliğinden olmuş bir şey aslında. Hatta iyi bir şey? Çünkü az da olsa, öz proje geliyor. Onlar da, ya proje aşamasında kalıyor ya da bana teklif edilen role heyecan duymadığım işler. Bu durumda seyirci koltuğundaki yerimden ayrılmıyorum. Ama o çok beğendiğim ve olmasını yürekten istediğim projeler, bir gün olacaklar umudu bana yetiyor. Oyunculuğu seviyorum ve özlüyorum.

Bengü Arslan – Eğitimsiz oyuncuların bir anda sinema dünyasına girmesiyle ilgili neler düşünüyorsunuz?
Nilüfer Açıkalın – Onlar da işin içinde eğitim görecekler. Kişisel gelişme, yaşamın son anına kadar sürecek nasılsa? Bir insan bir işe gönül verirse, yapacağı en iyi şey öğrenmeye devam etmektir. Hepsine bol şans diliyorum.
?Kişisel kararlar en zor olanlar. Kararsız kalmaktansa, karar vermemek ve her şeyi oluruna bırakmak, şu sıralar hoşuma gidiyor.?

Bengü Arslan – Oyunculuk hayatınızda olduğu gibi kişisel kararlar alırken de seçici misinizdir?
Nilüfer Açıkalın – Bir filmde ya da oyunda oynayıp oynamama kararı, senaryoyu okuduktan sonra, bir dakika içinde verilmiştir benim için. Öykümü yazdıktan sonra temize çekerim ve biter. Kişisel kararlar en zor olanlar. Kararsız kalmaktansa karar vermemek ve her şeyi oluruna bırakmak, şu sıralar hoşuma gidiyor.

Bengü Arslan – Öykülerinizde hep gizli saklı, görünmeyen dünyalara yer verdiniz. Giderek üslubunuzu daha sertleştirerek, mizahi yönünü de artırdınız. Bu planlı bir değişim miydi?
Nilüfer Açıkalın – Öyküler kendi dünyaları gereği, kendi planlarını kendileri yapıyorlar. Ben sadece dile getiriyorum.

Bengü Arslan – Öykülerinizdeki sınır tanımayan üslup, konu ve karakterler ilgi çekiyor. Nilüfer Açıkalın?ın da sınır tanımaz bir yanı var mıdır?
Nilüfer Açıkalın – Vardır herkes gibi ve herkes kadar. Belki bazılarından biraz fazla, kiminden daha az vardır.

Bengü Arslan – Kadın olarak kadının gücünü hissettirmek, okuyucuya kanıtlamak gibi bir kaygınız var mı?
Nilüfer Açıkalın – Hayır. Tıpkı rolümü oynarken büründüğüm karakterin dilinden konuştuğum gibi, öykümün içinde de benim tarafımdan aktarılan bir dünyayı yaşamaktayım. Böyle zamanlarda, kaygı kaydırak kayar aklımın oyun bahçesinde.

Bengü Arslan – Otoritelerin kitaplarınızdan edebi bir eser olarak bahsedeceklerini biliyor muydunuz?
Nilüfer Açıkalın – Evet biliyordum.

Bengü Arslan – 7 sene aradan sonra, 3 farklı eserle okuyucuyla buluştunuz. Bu ara neden bu kadar uzun sürdü?
Nilüfer Açıkalın – Çünkü birçok yayınevi öykülerimi basmadı. İki dosyam vardı ve 3 sene boyunca; bir yerde 3 ay, bir yerde 8 ay, bir yerde de 6 ay gibi saçma bir süre zarfında dolaşıp durdu. Çok mutluydum, çünkü dosyamı okuyacak bir iki kişi de olsa vardı nihayetinde. Bu zaman zarfında, yeni öykülerimi ve ?Çatlak Zamanları? yazıyordum. Sonra 3 sene sonunda, 3 dosyam da arka arkaya basıldı. Onlar ellerime her düştüklerinde, zaten hep vardılar duygusu yaşıyorum.

Bengü Arslan – Türk-Amerikan ortak yapımı olarak gösterime girecek olan; ?Meleğin Sırları? projesinde yer alma fikri nasıl ortaya çıktı?
Nilüfer Açıkalın – İşsizdim ve Amerika?dan bir telefon geldi. Ardından senaryoyu okudum ve beğendim. İlk filmini çekecek olan bir yönetmen arkadaşın filminde, konuk oyuncu olarak destek olmak ana temalı maceraya, bu şekilde atıldım.

Bengü Arslan – Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nilüfer Açıkalın – Boş zaman değerlendirmek için yapılan işlerin tümünü, ben hayat biçimi olarak yaşıyorum. Yani okumak, müzik dinlemek ve spor yapmak; benim aslında hayat biçimim.

Bengü Arslan – Dansa ve jimnastiğe halen devam ediyor musunuz?
Nilüfer Açıkalın – Disiplinli olmayı, onların sayesinde öğrendim aslında. Akıl sağlığı, beden sağlığıyla çok ilgili. Bedenim zinde olursa, daha verimli oluyorum. Devam yani her zaman?

Bengü Arslan – Kamera oyunculuğu eğitimi verdiğinizi duyduk. Çalışmalarınız nasıl gidiyor? Öğretmenlik nasıl bir duygu?
Nilüfer Açıkalın – Berbat bir duygu ve aynı oranda tam tersi. Babam eski bir futbolcu ve zamanında çok da iyiymiş. Futbolu bıraktıktan sonra, neden antrenörlük yapmadığını sorduklarında; ?Ben çocukları birbirinden ayıramam, sen oyna sen oynama diyemem. Hepsinin hevesi var ve hepsi oynasın isterim.? derdi. Adalet ve eşitlik konusunda her zaman çok önemli dersler alırım kendisinden.

Tek istediğim; ?Yeni öykülerimi kurgularken, yeni şarkılarımı söylemek.?

Bengü Arslan – Gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz?
Nilüfer Açıkalın – Yeni öykü dosyam var ve bir-iki ay içinde de derlenmiş olacak. Aynı zamanda bir-iki de film projesi var. Olur mu olur, hiç belli olmaz. Tek istediğim; şarkılarımı söylemek, yeni öykülerimi kurgularken, yeni şarkılarımı söylemek.

Etiketler:, , ,

Reply

Copyright © 2010 Bengü Arslan